Anadolu Yaban Koyunu (Ovis gmelini anatolica)

    Elli yıl öncesine kadar İç Anadolu`nun batı (Sivrihisar, Nallıhan, Emir Dağları) ve güney (Karaman civarı, Bolkar Dağları) sınırlarında, orta yükseklikteki dağlarda yaşayan Anadolu Yaban Koyunu, evcil koyunların atası olmasına karşın, onlara hiç benzemez. Çok zarif ve çevik bir hayvandır.

    Yazın sarımsı kahverengi olan postu kışın koyulaşır, ayak bileklerindeki ve sağrısındaki (beli ile kuyruğu arasındaki dolgun ve yuvarlakça kısmında) beyaz lekeler belirginleşir. Erkeklerin iki yana doğru açılan ve yaşlandıkça uzayan boynuzları vardır. Dişiler boynuzsuzdur ve diğer akrabaların bu şekilde ayrılırlar. Erkeklerinin 45-74kg, dişilerininse 35-50kg ağırlıkta olduğu bu hayvanların boyları 105-140cm`dir.

    Anadolu Yaban Koyunu`nun tipik yaşama ortamı, bozkırla ormanın birbirine yaklaştığı, kurak ve yumuşak hatlı tepelerdir. Otlar, baklagiller ve yer altından kazarak çıkardıkları yumrularla beslenirler. Düşmanlarını çok uzaktan görüp hızla kaçabilirler.

    Yaban koyunları 15 yaşına kadar yaşayabilir. Erkekler 4-5 yaşından sonra, dişiler iki yaşından sonra ürerler. Dişiler gençken tek, yaşlanınca ikiz kuzu doğururlar. Yaşlı erkekler kızışma mevsimi dışında, diğer bireylerden ayrı olarak gevşek sürüler oluştururlar.

    Dünyanın en eski uygarlıklarından ve belki de ilk kenti olan Çatalhöyük, Hodulbaba Dağı`ndan yalnızca 100km uzaklıkta. Hayvanların evcilleştirilmesinde önemli rol oynadıklarına inanılan Anadolu`nun bu eski halkı, belki Andolu Yaban Koyunu`nu da ilk evcilleştiren insanlardı. Değişik ülkelerden birçok araştırmacı, şu sıralarda arkeolojik ve genetik çalışmalarla gerçeği aydınlatmaya çabalıyorlar.

    1966`da koruma altına alınınca, Anadolu yaban koyunlarının sayıları hızla artmış; bugün 700`ü aşkın oldukları tahmin ediliyor. Yörede evcil koyunların çokça otlatılması ve çoban köpeklerinin yaban koyunu kuzularını öldürmeler en önemli azalma etkenleri. Bunu önlemek için 1989 yılında, yaklaşık 5000 hektarlık bir alan elektrikli tel örgüyle çevrilmiş ve kışın kuru ot ile desteklenmiş.

    Yerel olarak "ceran" ya da "ceren" olarak da adlandırılan Anadolu yaban koyununun dünya üzerindeki toplam bireylerinin %90`ı şimdi Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü`nün yönettiği Üreme İstasyonunda bulunuyor.

    Eğer yolunuz düşerse dünyadaki evcil koyunların çoğunun atasını doğal ortamında görmeyi unutmayın.
Kaynak - http://animals.kolayweb

YABAN KOYUNLARI BELGESEL OLUYOR

   
Konya Bozdağ’da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunlarının belgeseli TRT tarafından çekiliyor.

    Konya Milli Parklar Av ve Yaban Hayatını Koruma Başmühendisi Mustafa Yılmaz, Bozdağ’daki Yaban Koyunu Üretme İstasyonu’nda TRT’ nin belgesel çekimlerine bu yılbaşında başladığını söyledi. Nesli koruma altında olan yaban koyunları ile ilgili ilk defa bir belgesel çekimi yapıldığını anlatan Yılmaz, çekimlerin 2003 yılı sonuna kadar değişik zamanlarda devam edeceğini ifade etti.

    Kapalı yerlerde yaşayamayan ve kış mevsiminin en sert aylarında bile, Bozdağ’ın zirvesinde dolaşan yaban koyunlarının doğal yaşam sahalarının, meralar ve açık alanlar olduğunu belirten Yılmaz, “Çok hızlı koşabilen bu hayvanların sağlıklı ve genç olanlarını kurtlar bile yakalayamazlar. Bu nedenle özgürlüğüne düşkün bu hayvanların belgeseline Vahşi Delikanlılar ismi verildi” dedi.

    Belgeselin yaban koyunlarının bir yıl boyunca doğal ortamdaki gelişimlerinden ve yaşamlarından kesitler içereceğini anlatan Mustafa Yılmaz, bir çok tarihi ve kültürel değeri ile tanınan Konya’nın Vahşi Delikanlılar belgeseli ile önemli bir değerinin daha tanıtılmış olacağını kaydetti.

Kaynak - YENİ MERAM (Konya) / Sayı: 16619
Kaynak - http://www.byegm.gov.tr

YABAN KOYUNLARI İÇİN TANITIM
   
Konya'da doğal yaşamını sürdüren yaban koyunları, internetle tanıtılacak. Bozdağ'daki özel üreme alanı ve çevresinde yaşayan yaban koyunlarının nesli koruma altında bulunuyor. 'Vahşi Delikanlılar'' ismiyle belgeseli de çekilen yaban koyunlarının tanıtılması için Konya Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Baş Mühendisliği çalışma yapıyor. Başmühendis Mustafa Yılmaz, ilk etapta yaban koyunlarının tanıtıldığı ve fotoğraflarının yer aldığı internette bir web sitesi oluşturmak için hazırlık yaptıklarını söyledi. Anadolu yaban koyunlarının tanıtılması halinde, doğal yaşam alanlarının, turistlerin ilgisini çekebileceğini belirten Yılmaz, koyunların, Türkiye'deki yaban hayatının en önemli unsurlarından biri olduğunu dile getirdi.

Kaynak - http://www.aksam.com.tr

YABAN KOYUNLARI İÇİN YENİ ÇİFTLİK
   
Konya Bozdağ'daki üretme çiftliğinde doğal yaşamını sürdüren yaban koyunları için yeni bir üreme alanı oluşturulacağı bildirildi.

    Konya Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, Bozdağ'da bulunan üretme çiftliğindeki yaban koyunlarının sayısının 2 bini aştığını belirtti.

    Yakın zamana kadar soyları tükenme noktasına gelen yaban koyunları için Sarayönü İlçesi'nin Ladik Beldesi yakınlarında 3 bin 500 dekar alanda yeni bir üretme sahası oluşturmak için çalışmalara başladıklarını kaydeden Yaz, şunları söyledi: "Ana vatanı Orta Anadolu'nun stepleri olan bu yaban koyunları, Bozdağ'da bizim gözetimimizde yaşamlarını sürdürüyor. Ancak sayıları gittikçe artan koyunlar için ikinci bir çiftlik oluşturmak zorunlu hale geldi. Yaptığımız araştırmalar sonunda Ladik Beldesi yakınlarında bu hayvanların yaşaması için uygun bir yer bulduk. Selçuk Üniversitesi'nden konunun uzmanı öğretim üyeleri bu proje üzerinde çalışıyor. Bozdağ'dan getireceğimiz genç koyunları burada çitlerle çevireceğimiz alana bırakarak doğal hayatlarını sürdürmelerini sağlayacağız."

    Yaban koyunlarının doğal yaşamlarına, kış mevsiminde kar yağdığında ot ve sıcak yaz aylarında da su vermek dışında fazla müdahale etmediklerini ifade eden Yaz, "Yaban koyunları evcillere oranla çok hızlı koşarlar. Sağlıklı bir yaban koyununu bir kurt kolay kolay yakalayamaz. Yiyecek sıkıntısı çekmedikleri sürece bu hayvanlar kısa zamanda çoğalabilirler. İmkanlar ölçüsünde Konya'da başka bölgelerde de yaban koyunu üretme çiftliği kurmak istiyoruz" diye konuştu.

http://www.merhabagazetesi.com.tr

Bozdağ'da, 40 bin dolara yaban koyunu vurmak istiyorlar
   
Dünyada sadece Konya Bozdağ’da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunları, avlanmak isteyen yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Avlanması kanunla yasak olan koyunları avlamak isteyen av meraklıları 40 bin doları gözden çıkarmaya razı olduklarını söylüyor.

    Konya Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, anavatanı İç Anadolu Bölgesi’nin stepleri olan ve Bozdağ’daki 2000 hektarlık üretme çiftliğinde koruma altında bulundurulan yaban koyunlarının sayısının, her yıl üreme yoluyla yaklaşık 500 adet arttığını ve toplam sayılarının 2000’e ulaştığını kaydetti.

    Nesilleri azaldığı için değeri 10 milyarlarla ifade edilen kıymetli koyunların, önemli bir gelir kaynağına dönüştürülebileceğini anlatan Yaz, “Bu koyunları avlamak isteyen yabancı turistler, 40 bin dolar vermeye hazırlar. Görüştüğümüz turizm acenteleri, av meraklısı zenginlerin bu konuda kendilerine yoğun talepte bulunduğunu söylüyorlar. Ancak yasalar buna müsaade etmiyor.” dedi.

Yürürlükteki Av Kanunu’nun koyunların avlanmasını yasakladığını anlatan Yaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Koyunların avlanabilmesine olanak sağlayacak yeni Av Kanunu yasa tasarısı TBMM’de kabul edilirse, yaşlı koçların yaklaşık 50 milyar liraya avlanmasının önü açılabilir. Böylece çok önemli bir gelir elde edilebilir. Üreme özelliklerini kaybeden yaşlı koçlardan onlarcası kendiliğinden ölüp gideceğine, ülkeye para kazandırmış olur. Elde edilecek kazançla da bu hayvanlar için yeni üreme alanları oluşturulabilir.”

    Çeşitli nedenlerle toplam sayıları 25’e düşen ve nesli tükenmek üzereyken koruma altına alınan yaban koyunlarının bugün için doğal ortamlarında ürediklerini ve sayılarının hızla arttığını anlatan Yaz, “Kış mevsiminde kar yağdığında ot veriyoruz. Yazları aşırı sıcaklarda ise su ihtiyaçlarını sağlıyoruz. Bunların dışında yaban koyunlarının doğal hayatlarına fazla müdahale etmiyoruz. Evcil koyunlardan çok daha çevik olan ve son derece hızlı koşan bu hayvanları, yaşlanmadığı sürece bir kurdun bile yakalaması mümkün değil.” diye konuştu.
Kaynak - Konya, AA / 02 Nisan 2002

50 MİLYARA KOYUN AVI
   
Dünyada sadece Konya Bozdağ'da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunları, avlanmak isteyen yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Avlanması kanunla yasak olan koyunları avlamak isteyen av meraklıları 40 bin doları gözden çıkarmaya razı olduklarını söylüyorlar.

    Konya Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, yaptığı açıklamada, anavatanı İç Anadolu Bölgesi'nin stepleri olan ve Bozdağ'daki 2000 hektarlık üretme çiftliğinde koruma altında bulundurulan yaban koyunlarının sayısının, her yıl üreme yoluyla yaklaşık 500 adet arttığını ve toplam sayılarının 2000'e ulaştığını kaydetti.

    Nesilleri azaldığı için değeri 10 milyarlarla ifade edilen kıymetli koyunların, önemli bir gelir kaynağına dönüştürülebileceğini anlatan Yaz, "Bu koyunları avlamak isteyen yabancı turistler, 40 bin dolar vermeye hazırlar. Görüştüğümüz turizm acenteleri, av meraklısı zenginlerin bu konuda kendilerine yoğun talepte bulunduğunu söylüyorlar. Ancak yasalar buna müsaade etmiyor" dedi.

YAŞLI KOYUN 50 MİLYARA VURULABİLİR
   
Yürürlükteki Av Kanunu'nun koyunların avlanmasını yasakladığını anlatan Yaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Koyunların avlanabilmesine olanak sağlayacak yeni Av Kanunu yasa tasarısı TBMM'de kabul edilirse, yaşlı koçların yaklaşık 50 milyar liraya avlanmasının önü açılabilir. Böylece çok önemli bir gelir elde edilebilir. Üreme özelliklerini kaybeden yaşlı koçlardan onlarcası kendiliğinden ölüp gideceğine, ülkeye para kazandırmış olur.

    Elde edilecek kazançla da bu hayvanlar için yeni üreme alanları oluşturulabilir." Çeşitli nedenlerle toplam sayıları 25'e düşen ve nesli tükenmek üzereyken koruma altına alınan yaban koyunlarının bugün için doğal ortamlarında ürediklerini ve sayılarının hızla arttığını anlatan Yaz, "Kış mevsiminde kar yağdığında ot veriyoruz. Yazları aşırı sıcaklarda ise su ihtiyaçlarını sağlıyoruz. Bunların dışında yaban koyunlarının doğal hayatlarına fazla müdahale etmiyoruz. Evcil koyunlardan çok daha çevik olan ve son derece hızlı koşan bu hayvanları, yaşlanmadığı sürece bir kurdun bile yakalaması mümkün değil" diye konuştu.

Kaynak - http://www.merhabagazetesi.com.tr


YABAN KOYUNUNA PARA İÇİN AV OYUNU
    Dünyada sadece Konya Bozdağ'da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunları, avcılara hedef yapılmak isteniyor. Konya Milli Parklar Başmühendisi Yaz, hem yaban koyunlarının neslinin güç bela kurtarıldığını söylüyor hem de yabancı turistlerin 40 bin doları gözden çıkarttığı gerekçesiyle av yasağının kaldırılması gerektiğini savunuyor.

    Konya Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, anavatanı İç Anadolu Bölgesi'nin stepleri olan ve Bozdağ'daki 2000 hektarlık üretme çiftliğinde koruma altında bulundurulan yaban koyunlarının sayısının, her yıl üreme yoluyla yaklaşık 500 adet arttığını ve toplam sayılarının 2000'e ulaştığını kaydetti.

    Nesilleri azaldığı için değeri 10 milyarlarla ifade edilen kıymetli koyunların, önemli bir gelir kaynağına dönüştürülebileceğini anlatan Yaz, "Bu koyunları avlamak isteyen yabancı turistler, 40 bin dolar vermeye hazırlar. Görüştüğümüz turizm acenteleri, av meraklısı zenginlerin bu konuda kendilerine yoğun talepte bulunduğunu söylüyorlar. Ancak yasalar buna müsaade etmiyor" dedi.

"KOYUNLARA AV YASAĞI KALKSIN"
   
Yürürlükteki Av Kanunu'nun koyunların avlanmasını yasakladığını anlatan Yaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Koyunların avlanabilmesine olanak sağlayacak yeni Av Kanunu yasa tasarısı TBMM'de kabul edilirse, yaşlı koçların yaklaşık 50 milyar liraya avlanmasının önü açılabilir. Böylece çok önemli bir gelir elde edilebilir. Üreme özelliklerini kaybeden yaşlı koçlardan onlarcası kendiliğinden ölüp gideceğine, ülkeye para kazandırmış olur. Elde edilecek kazançla da bu hayvanlar için yeni üreme alanları oluşturulabilir."

    Çeşitli nedenlerle toplam sayıları 25'e düşen ve nesli tükenmek üzereyken koruma altına alınan yaban koyunlarının bugün için doğal ortamlarında ürediklerini ve sayılarının hızla arttığını anlatan Yaz, "Kış mevsiminde kar yağdığında ot veriyoruz. Yazları aşırı sıcaklarda ise su ihtiyaçlarını sağlıyoruz. Bunların dışında yaban koyunlarının doğal hayatlarına fazla müdahale etmiyoruz. Evcil koyunlardan çok dahaçevik olan ve son derece hızlı koşan bu hayvanları, yaşlanmadığı sürece bir kurdun bile yakalaması mümkün değil" diye konuştu.
Kaynak - http://www.hurriyetim.com.tr

Türkiye’den olmayan tek hayvan yaban koyunu
   
Hayvanat Bahçesi’nde 182 çeşit ve 2 bin adet hayvanın bulunduğunu söyleyen AOÇ Müdürü Hasan Muhammet Güldaş, hayvanat bahçelerinde Türkiye’den bulunmayan tek hayvanın yaban koyunu olduğunu belirtti. Konya Bozdağı’nda yaşayan ve şu an 2 bin tane bulunan yaban koyunlarından bir çifti hayvanat bahçesine getirtmek için çok çaba sarfettiklerini vurgulayan Güldaş, prosedür nedeniyle bunu başaramadıklarını kaydetti. “Bir salgın çıkması durumunda oradaki yaban koyunlarının neslinin sona ermesi söz konusu. Halbuki birkaç hayvanat bahçesine birer çift gönderilse böyle bir risk durumunda buradakiler o neslin devamını sağlar. Zaten biz burada o hayvanları çoğaltıyoruz.” diyen Güldaş, yaban koyunlarının verilmesi konusunda Çevre ve Orman Bakanlığı Milli Parkler Genel Müdürlüğü yetkililerinin yardımcı olmasını istedi. Çift tırnaklılar grubuna alındığı için Avrupa’dan ithali durdurulan kangurunun yakında Amerika Birleşik Devletleri’nden getirileceğini bildiren Güldaş, puma ve kaplana erkek eş arayışlarının devam ettiğini kaydetti.http://www.zaman.com.tr

 

Anadolu’nun zenginliği
   
Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin hayvan ve bitki çeşitliliği açısından Avrupa ülkelerinden zengin olduğunu bildirdi. Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’nün tespitlerinde, Türkiye’de yetişen 9000 bitki türünün 3000’i sadece Türkiye’ye özgü (endemik) olarak kabul ediliyor.

    Türkiye’deki endemik bitkilerinin yüzde 35’ini otsu bitkiler oluştururken, Avrupa’da 12 bin bitki türünün sadece 2600’ü bu kıtaya özgü olarak biliniyor. “Tanrı’nın Anadolu’ya imtiyazı” olarak ifade edilen ve halk arasında adı “günlük” olarak söylenen “sığla ağacı” sadece Muğla ve ilçelerinde yetişiyor. “Sığla ağacı” aynı zamanda ekonomiye katkısı olan önemli bir bitki olarak biliniyor ve gövdesinden elde edilen sığla yağı, parfüm ve eczacılık sanayiinin önemli hammaddelerinden birini oluşturuyor. Dalları ise Hıristiyanlar tarafından kiliselerde tütsü olarak kullanılıyor. Türkiye ayrıca, bitkilerin dışında, kuşların göç yollarında bulunması, su ve sulak alanların bozulmamasından dolayı önemli bir ülke durumunda bulunuyor.

    İzmir-Yunanistan arasında göçen “yalı çapkını” ile Birecik’ten Fas’a gidip gelen “kelaynak” kuşları da, göç yolundaki ölümler ve Fas ve Yunanistan’daki doğallığın bozulması nedeniyle literatürde sadece Türkiye’ye özgü olarak ifade ediliyor. Anavatanı Türkiye olan tek hayvan türü ise Anadolu yaban koyunu olarak biliniyor ve Konya’da yaşayan bu türün dünyaya tanıtımı açısından çalışma yapılması gerekiyor.

    Türkiye’de göller ve sulak alanlarda endemik balıklar da bulunuyor. Abant Gölü’nde Abant alabalığı, Eğridir Gölü’nde siraz balığı, Burdur ve Tatlısu Gölü’nde Burdur dişlisazancığı, Asi Nehri’nde inci balığı, Bergama’da Bergama bıyıklı balığı endemik olarak kabul ediliyor.

BURÇ ORMANLARI VE DOĞAL HAYATI KORUMA PROJESİ
   
İlin 2 km. batısında yer alan ve 350 hektarlık çam ormanı ile kaplı Burç Ormanları, halkın dinlenme, eğlenme, spor yapma, piknik yapma, vb. ihtiyaçlarını gidermek amacıyla gittikleri bir yerdir. Alanın kent merkezinden kolay ulaşılabilinir olması, gün içerisinde kısa süreli, günübirlik ve haftasonu piknik ve rekreasyon alanı olarak kullanılmasına imkan tanımaktadır. Turizm Bakanlığı tarafından Burç Ormanları Rekreasyon Tesisleri Planlaması (Master Planı) yaptırılmıştır. Uygulamaya geçilen ve içerisinde 500 m3’lük su deposu,çeşmeler,piknik masaları,bay-bayan WC’leri, piknik alanları, kamping alanları, izcilik alanları ve arboretum, idari birimler, taşıt yolu, bisiklet yolu, yaya yolu, binicilik parkuru, spor tesisleri, hayvanat bahçesi vb. bulunan alanda çalışmalar Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlanma aşamasına getirilmiştir.

    Burç Ormanları içerisinde 550 dönümlük bir alan Doğal Hayatı Koruma ve Rekreasyon Alanı olarak tahsis edilmiş ve Doğal Hayatı Koruma alanı (Hayvanat Bahçesi) olarak düzenlenmiştir

    Doğal Hayatı Koruma alanı (Hayvanat Bahçesi)’ında idari bina, kafeterya, maymun evi, 21 bölümlü akvaryum, deve-lawa evi, at evi ( Hartinger ve Midilli atları), kanguru evi, deve kuşu evi, büyük kuş kafesi, küçük kuş kafesi, tavuk-sülün-kum kekliği-kum tavuğu kafesi ve yırtıcı kuşlar için kafes (kartal-şahin-atmaca) alanları inşaa edilmiştir.

    Ayrıca yaban keçileri, yaban koyunları, geyikler, ceylanlar, kamerun koyunları ve mutlon koyunları için ayrı ayrı kışlık barınaklar yapılmıştır.
Kaynak - http://www.gaziantep.gov.tr

Yaban hayvanlarına, helikopterle yem atılacak
   
Orman Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, ağır geçen kış şartlarında doğanın tamamen karla kaplanması ve dere ve göllerin donması, yaban hayatı yaşama ortamını olumsuz etkiliyor.

    Bakanlık, önümüzdeki günlerde, yolların kapalı olduğu yaban hayatı koruma sahalarına kış mevsimi öncesinde stokladığı yemleri helikopterle bırakacak.

    Bu kapsamda, Niğde Demirkazım Yaban Hayatı Koruma Sahası’ndaki yaban keçileri için 5 ton, Afyon Akdağ Yaban Hayatı Koruma Sahası’ndaki geyikler için 4 ton, Konya Bozdağ Yaban Hayatı Koruma Sahası’ndaki yaban koyunları için 3 ton kuru ot balya halinde havadan atılacak.

    Bu arada, yurt çapında Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü başmühendisliklerinin kendi imkanlarıyla veya sivil toplum kuruluşları ve belediyelerce düzenlenen kampanyalar sonucunda temin edilen yem, ekmek kırıntısı gibi yiyeceklerin doğaya bırakılması çalışmaları sürüyor.

    Orman Bakanlığı, geçtiğimiz aralık ayında yörenin özelliklerine göre geyik, karaca, yaban koyunu ve yaban keçisi için uygun yerlerde başta yonca olmak üzere bitkisel kökenli; kanatlılar için de buğday, mısır gibi taneli yem ve pelet yem stoklarının yapılması ve bu stokların oluşabilecek olumsuz hava koşullarında ikinci bir talimat beklemeden doğaya salınması konusunda tüm bölge müdürlüklerine talimat göndermişti.
Kaynak - Ankara AA / 26 Şubat 2002